cropped-Logo-Black.png
Edit Template

Tokyo Gezi Rehberi

Tokyo, Japonya’nın başkenti ve en büyük şehri, dünyanın en kalabalık metropollerinden biri. İlk bakışta karmaşık görünse de birkaç gün sonra bu ritme kapılıp gidiyorsunuz. Her köşesinde geçmişle geleceğin buluştuğu bir sahne var. Tapınakların dinginliğiyle neon ışıkların enerjisi aynı anda hissediliyor. Bir yanda gökdelenlerle dolu modern bir şehir, diğer yanda Shinto mabedleri ve Zen bahçeleriyle zamana meydan okuyan bir huzur alanı. Bizim için Tokyo, sabah tapınakları keşfedip akşam Shibuya’nın kalabalığında kaybolduğumuz unutulmaz bir deneyimdi.

tokyo gezi rehberi, tokyo hakkında bilmeniz gerekenler, japonya

Tokyo Gezi Rehberi

Tarih boyunca savaşlar ve depremlerle yıkılan Tokyo, her seferinde yeniden doğmayı başarmış. Meiji döneminde başkentin Kyoto’dan taşınmasıyla Japonya’nın politik ve ekonomik kalbi haline gelen şehir, 1964 Olimpiyatları ve Tōkaidō Shinkansen’in açılışıyla modernleşmenin sembolü olmuş. Bugün ise ileri teknolojiyle gelenekleri harmanlayan, dünyanın en gelişmiş metropollerinden biri. Tokyo’da gezilecek yerler o kadar fazla ki, ilk ziyaretinizin ardından emin olun bir sonraki seyahatiniz için planlar yapmaya başlayacaksınız. Şehri keşfetmek için en az 4-5 gün ayırmanızı tavsiye ederiz.

Tokyo'da Gezilecek Yerler

1 Sensō-ji

Tokyo’nun Asakusa bölgesinde yer alan Sensō-ji, Japonya’nın en eski ve en çok ziyaret edilen Budist tapınaklarından biri. “Asakusa Kannon Tapınağı” olarak da bilinen bu kutsal yapı, merhamet tanrıçası Kannon’a adanmış. Efsaneye göre 628 yılında iki balıkçı kardeş Sumida Nehri’nde Kannon’un küçük bir heykelini bulur. Heykeli nehre her geri bıraktıklarında tekrar karşılarına çıkar ve bunun üzerine bölge halkı Kannon’a adanmış bir tapınak inşa eder. 645 yılında tamamlanan Sensō-ji, Tokyo’nun en eski tapınağı kabul ediliyor.

 

Sensō-ji’nin giriş kapısı olan Kaminarimon (Şimşek Kapısı), dev kırmızı feneri ile Tokyo’nun en çok fotoğraflanan yerlerinden biri. Kapıdan sonra uzanan Nakamise-dōri adlı 200 metrelik alışveriş sokağında geleneksel Japon hediyelikleri ve Asakusa’ya özgü atıştırmalıklar satılıyor. Hōzōmon (Hazine Kapısı)’nı geçince ana salon ve beş katlı pagoda çıkıyor karşınıza. Ana yapılar 1923 Kanto Depremi ve II. Dünya Savaşı’nda yıkılmış, 1950’lerde yeniden inşa edilmiş.

Tokyo Senso-ji tapınak avlusunda geleneksel mimari en güzel fotoğraf noktası

Tapınakta ziyaretçilerin en çok yaptığı ritüellerden biri, tütsü çanağından yükselen dumanı kendine çekmek, çünkü bunun şifa getirdiğine inanılıyor. Bir diğeri ise omikuji (fal kağıdı) çekmek. Eğer kötü bir fal çıkarsa, kağıdı avludaki tellere bağlayıp uğursuzluğu orada bırakmak gerekiyormuş. Tapınakta ayrıca Kannon temalı omamori yani koruyucu tılsımlar da var.

 

Tapınağa giriş ücretsiz. Sabah erken saatlerde daha sakin bir atmosferi var, akşamları ise ışıklandırılmış kapıları ve pagodasıyla bambaşka bir görünüme bürünüyor. Tokyo’ya gelen herkesin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri.

Tokyo Asakusa’daki Senso-ji Kaminarimon Kapısı ve ünlü kırmızı fener.
Senso-ji’ye giden Nakamise-dori sokağında hediyelik tezgahları gece manzarası

Kappabashi-dōgugai (Kitchen Town) 1a

 

Alışveriş sevenler için Sensō-ji Tapınağı’na yürüme mesafesinde yer alan Kappabashi-dōgugai, halk arasında “Kitchen Town” (Mutfak Şehri) olarak biliniyor. Şef bıçaklarından seramik tabaklara, mutfak ekipmanlarından bardaklara kadar mutfakla ilgili her şeyi bulabileceğiniz uzun bir cadde burası. Bizim en çok beğendiğimiz dükkan Dengama oldu. Raflardaki her şeyi almak istiyorsunuz. Bıçak meraklıları içinse Seisuke Knife – Kappabashi mutlaka uğranması gereken bir adres.

2 Shinjuku

Tokyo’nun en hareketli bölgelerinden biri olan Shinjuku, modern gökdelenleri, devasa reklam panoları, neon ışıkları, alışveriş caddeleri ve renkli gece hayatıyla şehrin enerjisini en yoğun hissedebileceğiniz yerlerden biri. Shinjuku İstasyonu, Guinness Dünya Rekorları’na göre 2022 ortalamasında günde yaklaşık 2,7 milyon yolcuyla dünyanın en yoğun tren istasyonu. İstasyonun çevresi adeta başlı başına bir şehir gibi, restoranlar, barlar, elektronik mağazalar ve alışveriş merkezleriyle dolu. Akşam olduğunda dev ekranlardaki ışıklar Shinjuku’yu tam bir görsel şölene dönüştürüyor.

tokyo-shinjuku-gyoen-national-garden-sakura-zamani

Shinjuku’da Gezilecek Yerler:

 

2a Cross Shinjuku Vision (3D Cat)

Shinjuku’nun simgelerinden biri haline gelen bu dev LED ekranda, üç boyutlu bir kedi beliriyor. Bazen uyanıyor, miyavlıyor ve sanki ekrandan dışarı çıkacakmış gibi görünüyor. Gün içinde kısa aralıklarla tekrar eden bu gösteriyi izlemek için birkaç dakika beklemek yeterli.

 

2b Shinjuku Gyoen National Garden

Tokyo’nun en büyük ve en güzel parklarından biri. Şehrin kalabalığından uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenler için ideal. İlkbaharda kiraz çiçekleri (sakura), sonbaharda ise kızıl yapraklarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip. Bahçede pek çok farklı ağaç ve bitki türü bulunuyor. Giriş ücretli.

 

2c Shinjuku Golden Gai

Küçük, nostaljik barlarıyla ünlü Golden Gai, modern Tokyo’nun ortasında adeta geçmişe açılan bir kapı. Altı dar sokaktan oluşan bu bölgedeki barların çoğu yalnızca 5–10 kişilik. Her biri kendine has bir atmosfere sahip. Bazı barlar yalnızca yerlilere açık olsa da yabancılara dost birçok seçenek de bulunuyor. Genellikle nakit ödeme kabul ediliyor. Barların pek çoğunda maalesef sigara içiliyor.

 

2d Omoide Yokocho (Hatıralar Sokağı)

Dar sokakları, dumanı tüten yakitorileri (ızgara tavuk şiş) ve sıcak atmosferiyle Tokyo’nun geleneksel izakaya kültürünü yaşamak isteyenler için harika bir yer. II. Dünya Savaşı sonrasından kalan nostaljik havasıyla “eski Tokyo”yu hissedebilirsiniz. Akşam saatlerinde uğramanızı tavsiye ederiz. Dükkanların çoğunda sadece nakit ödeme kabul ediliyor.

 

2e Kabukicho

Tokyo’nun “uyumayan semti” olarak bilinen Kabukicho, neon tabelalar, oyun salonları, karaoke barlar ve gece kulüpleriyle dolu. Japonya’nın en büyük eğlence ve gece hayatı bölgesi.

 

2f Godzilla Head

Kabukichō’daki Shinjuku TOHO Binası’nın terasından dışarı taşan dev Godzilla başı, bölgenin en dikkat çekici yapılarından biri. 2015’te yerleştirilmiş bu figür. Fotoğraf çekmek için en iyi nokta ise Godzilla Road üzerinde.

 

2g Tokyo Metropolitan Government Building

Tokyo Metropolitan Government Building, Shinjuku’da yer alan Tokyo’nun manzara noktalarından biri. Binanın 45. katındaki gözlem teraslarından Tokyo manzarasını ücretsiz izleyebilirsiniz.

 

Tokyo Shinjuku Kabukicho’da neon tabelalar ve üç boyutlu ekran
Shinjuku Omoide Yokocho ve Golden Gai izakaya

3 Meiji Jingu (Meiji Tapınağı)

Meiji Jingu, Tokyo’nun en büyük ve en önemli Şinto tapınaklarından biri. 1920 yılında inşa edilen tapınak, Japonya’nın modernleşme sürecinde büyük rol oynayan İmparator Meiji ve İmparatoriçe Shoken’e adanmış. Tapınak 1945’teki bombalamalarda zarar görmüş, 1958’de geleneksel yöntemlerle yeniden inşa edilmiş.

 

Şehrin merkezinde olmasına rağmen huzur dolu atmosferiyle Tokyo’nun kalabalığından uzaklaşmak için ideal bir durak. Tapınağa giden yolda sizi büyük ahşap torii kapıları karşılıyor. Torii, Şinto inancında dünyevi alan ile kutsal alan arasındaki eşiği simgeliyormuş. İçeri girerken kapının tam ortasından yürümemek gerekiyormuş, çünkü bu yol tanrılara (kami) ayrılmış.

Tokyo Harajuku’daki Meiji Jingu girişinde büyük torii kapısı ve orman yolu.

Yürüyüş yolunun bir yanında Japonya’dan bağışlanan sake fıçıları, karşısında ise Fransa’nın Burgonya bölgesinden gelen şarap fıçıları sıralanmış. Bu iki kültürel simge, Meiji döneminin “gelenek ve Batı’ya açılma” dengesini temsil ediyormuş.

 

Girişteki temizuya alanında ellerinizi ve ağzınızı yıkayarak ruhen arınmak da Şinto ritüellerinin bir parçası. Tapınakta dileklerinizi ema adı verilen ahşap tahtalara yazabilir veya şans getirdiğine inanılan küçük omamori tılsımlarından alabilirsiniz. Ziyaretin ardından tapınak çıkışındaki Forest Terrace Meiji Jingu’da dinlenebilir, bir şeyler yiyip içebilir veya hediyelik eşyalara göz atabilirsiniz.

Meiji Jingu’da sıralı sake fıçıları (komodaru) ve tapınak kültürü detayı.

Goshuin ve Eki Stamp Nedir?

 

Goshuin, Japonya’daki Şinto ve Budist tapınaklarında verilen, mühür ve fırça kaligrafisinden oluşan dini nitelikli kayıtlara verilen isim. Bu mühürler özel bir deftere, goshuin-chō’ya işleniyor. Çoğu tapınak yalnızca bu deftere kaligrafi yapıyor, bu nedenle defteri başka amaçlarla kullanmamak gerekiyor. Genellikle küçük bir bağış veya ücret (yaklaşık 300-500¥) karşılığında defterden edinebilirsiniz. Bu özel defterden almak istemezseniz de, bazı tapınaklarda bulunan damgaları kendi defterinize de uygulayabilirsiniz. Bu arada, kaligrafiyi yapan kişilerin izinsiz fotoğraflanması hoş karşılanmıyor. Fotoğraf çekmeden önce izin istemekte fayda var.

 

Eki Stamps ise tren istasyonları, turizm ofisleri, bazı müzeler ve mağazalarda bulunan, tamamen hatıra amaçlı ve ücretsiz damgalar. Ziyaretçiler bu damgaları kendi defterlerine kendileri basıyor. Bu damgalar dini bir anlam taşımıyor.

 

Kısaca, Goshuin tapınak görevlisi tarafından yazılıp mühürlenen bir ibadet kaydı, Eki Stamp ise sizin bastığınız turistik bir hatıra. Japonya’da her iki tür damgayı toplamak da oldukça popüler.

Meiji Jingu’ya giden yol üstü sakura manzaraları, Tokyo’da sakin bir rota
Tokyo’da park içinde sakura ağaçları ve bahar manzarası

4 Shibuya

Tokyo’nun en hareketli ve ikonik semtlerinden biri olan Shibuya, devasa reklam panoları, parlak neon ışıkları ve sürekli hareket halindeki kalabalığıyla şehrin dinamizmini en iyi yansıtan yerlerden biri.

Buranın simgesi olan Shibuya Scramble Crossing, dünyanın en ünlü ve en yoğun yaya geçitlerinden biri. Trafik ışıklarında yayalara yeşil yandığında, yüzlerce insan farklı yönlere doğru yürürken ortaya inanılmaz bir manzara çıkıyor. Tam bir Tokyo klasiği.

 

Shibuya Crossing’i izlemek için en iyi noktalar:

  • Shibuya Sky
  • Magnet by Shibuya 109
  • Starbucks Coffee – Shibuya Tsutaya 
Shibuya Sky seyir terasından Tokyo manzarası ve şehir silüeti

Shibuya’da Gezilecek Yerler:

 

4a Shibuya Sky

Shibuya Scramble Square’ın tepesinde yer alan Shibuya Sky, Tokyo’yu 360° panoramik olarak görebileceğiniz en etkileyici gözlem noktalarından biri. Açık hava terası Sky Stage’den hem Shibuya Crossing’i hem de şehrin siluetini kuşbakışı izleyebilirsiniz. Hava açıksa Tokyo Tower, Skytree hatta uzakta Fuji Dağı bile görülebiliyor. Özellikle gün batımı saatlerinde hem gündüz hem de akşam ışıklarıyla manzara çok güzel. Biletleri önceden almakta fayda var.

 

4b Hachikō Memorial Statue

Shibuya İstasyonu önündeki küçük köpek heykelinin hikayesi oldukça dokunaklı. Akita cinsi Hachikō, her gün sahibi Prof. Hidesaburō Ueno’yu istasyonda karşılıyormuş. Ueno 1925’te vefat ettikten sonra Hachikō, yaklaşık on yıl boyunca her gün aynı saatte istasyona gelmeye devam etmiş. 8 Mart 1935’te istasyon yakınlarında hayatını kaybeden bu sadık köpek, Japonya’da sadakatin simgesi haline gelmiş. Eğer henüz izlemediyseniz Hachiko filmini mutlaka izleyin.

 

4c Shibuya Nonbei Yokocho

Minik barlar ve izakayalardan oluşan nostaljik bir sokak. Shinjuku’daki Golden Gai’nin Shibuya versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Loş ışıklı dar sokakları ve samimi atmosferiyle eski Tokyo ruhunu yaşatıyor. Akşam saatlerinde uğramak en keyiflisi.

 

4d Shibuya Center Gai

Renkli tabelaları, mağazaları, kafeleri ve oyun salonlarıyla Shibuya’nın kalbi. Gece olduğunda neon ışıklarıyla canlanıyor ve bölgenin enerjisini en iyi burada hissediyorsunuz. Alışveriş, moda ve eğlenceyi bir arada bulabileceğiniz canlı bir yaya caddesi.

 

 

Tokyo Shibuya Scramble Crossing’te kalabalık yaya geçidi ve neon tabelalar
Shibuya Center Gai’de kalabalık sokak, mağazalar ve Tokyo gece hayatı

5 Harajuku

Harajuku, gençlerin, renkli kıyafetlerin ve Japon sokak modasının kalbi. Kawaii (şirinlik) kültürünün doğduğu bu bölge, ilginç konsept kafeleri ve özgün butik mağazalarıyla dünyanın en cesur moda akımlarına ilham veren bir yer.

 

Bölgenin en ünlü caddesi Takeshita Street. Gençlik kültürü, alışveriş ve kawaii ruhunun merkezi olan bu sokakta vintage dükkanlar, sokak lezzetleri, Marion Crêpes’in tatlı krepleri, TOTTI CANDY FACTORY’nin dev pamuk şekerleri ve farklı bubble tea çeşitleriyle renkli bir atmosfer sizi karşılıyor. Ayrıca gacha makinelerinden minik oyuncaklar alabilir ya da foto otomatlarında hatıra fotoğrafı çekilebilirsiniz.

 

Daha sakin bir alternatif arayanlar için Cat Street, “Uzakdoğu’nun SoHo’su” olarak anılıyor. Bağımsız butiklerin, Japon tasarımcıların ve üçüncü dalga kahve dükkanlarının bulunduğu bu hat rahat bir yürüyüş için ideal. (Önerilerimiz The Roastery by Nozy Coffee, Streamer Coffee) Yakınındaki Omotesandō ise mimarisiyle öne çıkan mağazalar, lüks markalar ve şık kafelerle Harajuku deneyimini tamamlıyor.

tokyo-harajuku-takeshita-street-japonya

6 Teamlab Planets

Tokyo’da sanat ve teknolojiyi birleştiren en etkileyici deneyimlerden biri, TeamLab Planets TOKYO. “Vücutla Daldığınız Bir Dünya” temasıyla tasarlanan bu dijital sanat müzesi, ışık, ses ve hareketle etkileşime giren enstalasyonlarıyla ziyaretçiyi adeta içine çekiyor.

Water AreaFloating Flower Garden ve Infinite Crystal Universe gibi bölümler bunlardan sadece birkaçı, içeride bambaşka bir dünya var.

teamLab Planets Tokyo’da duvarlara yansıtılan hareketli çiçek projeksiyonları

Her alan tamamen farklı bir duyusal deneyim sunuyor. Bazı bölümler çıplak ayakla geziliyor, hatta suyun içine adım atmanız gerekiyor. Eserler, ziyaretçilerin hareketlerine ve varlıklarına tepki vererek değişiyor. Bu etkileşim sayesinde her an, kendine özgü bir deneyime dönüşüyor. Tokyo’da mutlaka yapılması gereken aktivitelerden biri olan TeamLab Planets, biletleri hızla tükenen bir deneyim. Özellikle hafta sonları için önceden rezervasyon yapmanızı tavsiye ederiz.

 

Zamanınız varsa aynı sanat kolektifinin bir diğer projesi olan TeamLab Borderless da görülmeye değer. Burada “sınırların olmadığı bir dünya” temasıyla hazırlanmış interaktif dijital sanat eserleri sergileniyor.

teamLab Planets Tokyo’da aynalı odada ışık ve dijital sanat enstalasyonu
teamLab Planets Tokyo’da bulunan dijital sanat alanı

7 Imperial Palace (İmparatorluk Sarayı)

Tokyo’nun merkezinde yer alan Imperial Palace, Japonya İmparatoru’nun resmi ikametgahı. Tarihi Edo Kalesi’nin kalıntıları üzerine kurulan bu alan, taş duvarları, göletleri ve geniş bahçeleriyle şehrin hareketliliği içinde sakin bir mola noktası.

 

Sarayın girişinde yer alan Nijubashi Köprüsü, zarif taş kemerleriyle Japonya’nın klasik simgelerinden ve İmparatorluk Sarayı’nın en çok fotoğraflanan noktalarından biri. Sarayın doğu kısmında yer alan East Gardens, yılın her döneminde ziyaret edilebilir. Ama özellikle ilkbaharda kiraz çiçekleriyle, sonbaharda ise kırmızı momiji yapraklarıyla ayrı bir güzelliğe bürünüyor. İç saray bölümü ise yalnızca rehberli rezervasyonlarla gezilebiliyor veya yılın belirli günlerinde halka açılıyor.

 

Sarayın hendeği boyunca uzanan Chidorigafuchi Park, Tokyo’nun en ünlü sakura (kiraz çiçeği) noktalarından biri. Bahar aylarında kiraz ağaçlarının suyun üzerinde kemer oluşturduğu manzara görülmeye değer. Dilerseniz kirazların arasında tekne turu yaparak bu manzarayı farklı bir açıdan da izleyebilirsiniz.

 

İmparatorluk Sarayı’na yakın bir diğer görülmeye değer yer ise Hie Shrine. Kırmızı torii kapılarıyla ünlü bu Şinto tapınağı, Kyoto’daki Fushimi Inari Taisha’yı andırıyor. Fotoğraf severler için harika bir alternatif.

8 Tsukiji Outer Market

Tokyo’nun meşhur balık pazarı Tsukiji Outer Market, taze deniz ürünleri, Japon mutfağının temel malzemeleri ve küçük lokantalarıyla canlı bir sokak pazarı. Burada deniz ürünleri, kurutulmuş ürünler, Japon çayları, bıçaklar ve mutfak ekipmanları gibi pek çok şeyi bulabilirsiniz.

En taze sushi, sashimi, kaisendon (deniz ürünlü pilav kasesi) ve tamagoyaki (şişte satılan Japon omleti) çeşitlerini denemek için ideal bir yer. Ayrıca tezgahlarda ızgara istiridye veya deniz tarağı gibi lezzetleri de tadabilirsiniz. Sabah erken saatlerde gitmekte fayda var.

Önerilerimiz: Sushi Dai, Tadokoro Foods Eat-in, Marutake (tamagoyaki için)

Tokyo’da kapalı bir alanda asılı kırmızı cam kürelerden oluşan sanat enstalasyonu, Harajuku

Tsukiji Market turundan sonra yürüyerek uğrayabileceğiniz, Tokyo’nun lüks alışveriş, yeme-içme ve zarafetiyle öne çıkan semti Ginza, mimarisi, ışıl ışıl vitrinleri ve şık atmosferiyle şehrin klasik duraklarından biri. Adını, Edo döneminde burada kurulan gümüş darphanesinden alıyor.

Bölgenin kalbi Chuo-Dori Caddesi, dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapıyor ve hafta sonları araç trafiğine kapatılıyor. İkonik WAKO Saat Kulesi ve Kabuki-za Tiyatrosu bölgenin simgeleri arasında. Alışveriş için popüler mağazalar arasında Matsumoto Kiyoshi, Don Quijote, Standard Products, Muji, Uniqlo, Daiso, YodobashiBic Camera, Atmos ve ABC Mart yer alıyor. Ginza sadece alışveriş değil, aynı zamanda gurme deneyimleriyle de ünlü. Departman mağazalarının alt katlarındaki depachika bölümlerinde Japon atıştırmalıklarını tadabilir, Michelin yıldızlı restoranlarda özel lezzetler deneyebilirsiniz.

 

Ginza gezisinin ardından, Tokyo’nun bambaşka bir yüzünü görmek istiyorsanız rotanızı Akihabara’ya çevirebilirsiniz. Ginza’nın şık ve zarif atmosferinden sonra, anime dünyasıyla dolu Akihabara (Electric Town) adeta başka bir evren gibi. Elektronik mağazaları, anime & manga dükkanları, maid kafeleri ve oyun salonlarıyla (Super Potato, Taito Station popüler salonlar) otaku kültürünün merkezi.

 

Ek olarak: Sumo, Japonya’nın geleneksel güreş sporu. Sumo karşılaşmalarını izlemek isterseniz Ryōgoku bölgesi bu deneyim için en bilinen yerlerden biri.

9 DAWN (Avatar Robot Café)

Tokyo’da yaşadığımız en özel deneyimlerden biri DAWN Avatar Robot Café oldu.

 

Burası, kahve içmenin ötesinde anlam taşıyan bir yer. Kafe, Ory Laboratory tarafından işletiliyor ve burada servis yapan “robot garsonlar” aslında yapay zeka değil, gerçek insanlar tarafından uzaktan kontrol ediliyor. Evden çıkamayan ya da fiziksel engeli bulunan bireyler bu robotları tablet, bilgisayar veya göz takip sistemleriyle yönetiyor.

 

Amaç sadece servis yapmak değil, bu bireylerin hayatın içinde yer almasını, gelir elde etmesini ve insanlarla yeniden bağ kurmasını sağlamak. Onlarla sohbet edebiliyor, içeceğinizi onlardan alıyor ya da kahvenizin nasıl hazırlandığını izleyebiliyorsunuz. Bu etkileşim o kadar içten ki, biriyle kurduğunuz kısa diyalog bile deneyimi çok daha anlamlı hale getiriyor.

 

Dawn kafe deneyimimiz, Tokyo’da geçirdiğimiz en dokunaklı ve ilham verici anlardan biriydi.

Tokyo’daki robot kafe DAWN’da geleneksel kıyafetli servis robotu ve teknoloji deneyimi.

10 Tokyo Skytree

2012’de açılan Tokyo Skytree, 634 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek yayın kulesi. İki gözlem katı bulunuyor: Tembo Deck (350 m) ve Tembo Galleria (450 m). Buradan 360° panoramik şehir manzarasının yanı sıra, açık havalarda Fuji Dağı’nı da görebilirsiniz. Gün batımına yakın saatlerde gitmek, hem gündüz hem de gece manzarasını bir arada görmek için en ideal zaman.

 

Tokyo’yu yukarıdan izlemek için bir diğer ikonik nokta ise Tokyo Tower. 1958 yılında inşa edilen bu 333 metrelik kule, Tokyo’nun Eiffel esintili simgesi olarak biliniyor. Skytree’nin modern çizgilerinin aksine, Tokyo Tower şehre nostaljik bir hava katıyor.

Tokyo Tower çevresinde şehir içi yürüyüş rotası ve bahar manzarası,Japonya

11 Tokyo’da En Güzel Kiraz Çiçeği İzleme Noktaları (Cherry Blossom Spots)

Tokyo’ya mart sonu – nisan başı arasında, yani kiraz çiçeği mevsiminde gelirseniz şehri pembe beyaz sakuralarla görmek unutulmaz bir deneyim oluyor. Japonya’da “hanami”, kiraz ağaçlarının altına oturup baharın gelişini kutlamak anlamına geliyor. Ve Tokyo bu geleneği yaşamak için en güzel şehirlerden biri.

Tokyo’da ilkbaharda açan pembe sakura çiçekleri ve kiraz ağacı dalları.

Bizim favori hanami duraklarımız ise şöyle:

 

11a Ueno Park, yüzlerce sakura ağacı, göl manzarası ve müzeleriyle en popüler hanami noktalarından biri. Sakura sezonunda yerel halk piknik örtülerini serip kiraz ağaçlarının altında vakit geçiriyor. Siz de bir bento kutusu ya da kahvenizle bu atmosferin tadını çıkarabilirsiniz.

 

11b Sumida Park, Tokyo Skytree manzarası eşliğinde sakura izlemek için harika bir alternatif. Sumida Nehri boyunca uzanan parkta yürüyebilir veya tekne turuna katılarak kiraz çiçeklerini su üzerinden izleyebilirsiniz.

 

11c Daha sakin bir ortam arıyorsanız Shinjuku Gyoen National Garden, şehrin kalabalığından uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak için ideal. İlkbaharda kiraz çiçekleri, sonbaharda kızıl yapraklarıyla Tokyo’nun en güzel bahçelerinden biri (giriş ücretli).

 

11d Son olarak Chidorigafuchi Park, Tokyo’nun en romantik hanami noktalarından. Kiraz ağaçlarının saray hendeği boyunca su üzerinde oluşturduğu pembe tünel manzarası görülmeye değer. Burada kirazların arasında tekne turu yapabilir, manzarayı farklı bir açıdan da izleyebilirsiniz.

Tokyo’da hanami döneminde sakura ağaçları altında çekilmiş ilkbahar manzarası

12 Mount Fuji

Bize göre Japonya seyahatinin olmazsa olmazlarından biri Fuji Dağı’nı görmek. Tokyo rotanıza kolayca ekleyebilirsiniz. Zamanınız darsa günübirlik bir gezi, daha sakin bir deneyim isterseniz konaklamalı plan yapabilirsiniz. Tokyo-Fuji arası ortalama 100 km. Açık havalarda Tokyo’da bazı noktalarından da Fuji’yi görmek mümkün.

 

Fuji Dağı (Fujisan), 3.776 metre yüksekliğiyle Japonya’nın en yüksek dağı ve ülkenin en bilinen sembollerinden biri. Bir stratovolkan (katmanlı yanardağ) olan Fuji, günümüzde düşük seviyede aktif kabul ediliyor. 1707-1708 yıllarındaki Hōei Patlaması, dağın tarihindeki en önemli volkanik olay.

 

Shinto inancında Fuji, Konohanasakuya-hime’nin (Sengen) koruduğu kutsal bir dağ olarak kabul ediliyor. Sengen tapınaklarında arınma ritüelleri ve zirveye yapılan hac geleneği yüzyıllardır sürüyor. Budizm ve özellikle Shugendō inancında ise Fuji’ye tırmanmak, ruhsal arınma ve aydınlanma yolculuğunun bir simgesi. Bu güçlü kültürel mirasıyla Fuji, 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne “kutsal yer ve sanatsal esin kaynağı” olarak dahil edilmiş. Tırmanış için en uygun dönem genellikle Temmuz başı – Eylül başı arası.

Seyir noktasından Fuji Dağı ve şehir manzarası.

Fuji’nin eteklerinde yer alan Fuji’nin Beş Gölü (Fujigoko) bölgesi, Kawaguchi, Yamanaka, Saiko, Shōji ve Motosu göllerinden oluşuyor.

 

Bunlar arasında en popüleri Kawaguchiko (Kawaguchi Gölü), ulaşımı kolay, manzara noktaları bol ve fotoğraf severler için ideal. Günübirlik geziyorsanız tüm gölleri dolaşmak yerine biriki tanesine odaklanmak çok daha keyifli olabilir.

 

İpucu: Gitmeden önce “Mt. Fuji visibility” şeklinde aratarak o gün için görünürlük durumunu kontrol edebilirsiniz. Bulutlu havalarda dağ tamamen gizlenebiliyor.

Ek olarak, biz Nisan ortasında gitmiş olmamıza rağmen Fuji’de sakuraların henüz açmamış olduğunu da belirtelim.

 

Kitaguchi Hongu Fuji Sengen Shrine: Japonlar için kutsal sayılan bu tapınak, Fuji Dağı’na yapılan tırmanışların geleneksel başlangıç noktası. Ziyaretçiler burada arınma ritüelini gerçekleştirip dua ediyor ve dev torii kapısından geçerek kutsal yola yöneliyorlar. Taş fenerleri, dev sedir ağaçları ve huzurlu atmosferiyle görülmeye değer bir durak.

 

Chureito Pagoda ve arka planda Fuji Dağı, Arakurayama Sengen Park manzarası meşhur fotoğraf noktası
Fujiyoshida’da Fuji Dağı manzarasına karşı seyir noktasında çekilmiş fotoğraf.

En iyi manzara noktaları:

 

  • Chureito Pagoda (Arakurayama Sengen Park): Fuji Dağı’nın en ikonik manzara noktası denince akla ilk gelen yer Chureito Pagoda. 1963’te inşa edilen bu beş katlı pagodaya yaklaşık 400 basamak çıkarak ulaşılıyor. Fuji Dağı ve pagoda aynı karede birleşince ortaya Japonya’nın en ünlü manzarası çıkıyor. Gün doğumunda Fuji’yi açık havada görme şansı daha yüksek, erken gitmekte fayda var çünkü manzara noktası genelde kalabalık oluyor.
  • Kawaguchi Gölü (Oishi Park): Fuji Beş Gölü (Fujigoko) bölgesinin en kolay ulaşılabilir ve en popüler durağı. Burada Fuji Dağı’nın hem net yansımasını hem de muhteşem doğa manzarasını görebilirsiniz. Oishi Park, çiçek tarlalarıyla özellikle yaz aylarında kartpostallık bir görünüm sunuyor.
  • Motosu Gölü: Fuji Beş Gölü’nün en derini olan Motosu Gölü, 2004-2024 arasındaki 1.000 yen banknotunun arka yüzünde yer alan ikonik Fuji manzarasına ilham vermiş. Yeni seride Hokusai’nin Büyük Dalgası yer alsa da bu efsanevi manzara hala Motosu Gölü ile özdeşleşmiş durumda.
  • Oshino Hakkai: Fuji Dağı’nın eriyen kar sularının volkanik kaya katmanlarından süzülmesiyle oluşan sekiz doğal gölcükten meydana gelen bir köy. Suyu cam gibi berrak, tabandaki yosunları ve balıkları bile görebilirsiniz. Geleneksel Japon evleri ve Fuji manzarasıyla fotoğraf severler için harika bir durak.
  • Honcho Street: Fuji Dağı’nı şehir içinden görmek istiyorsanız, Honcho Street en popüler noktalardan biri. Caddenin sonunda yükselen Fuji manzarası özellikle sabah erken saatlerde hem daha net hem de daha az kalabalık oluyor. Fotoğraf çekmek için en ideal zaman.
  • Nishiura Street: Retro atmosferiyle Fuji’ye karşı yürüyüş yapmak veya fotoğraf çekmek için keyifli bir alternatif.
  • Miho no Matsubara: UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu sahil, Fuji’nin siluetini çam ağaçları, siyah volkanik kum ve okyanus hattı eşliğinde izleyebileceğiniz geniş bir manzara sunuyor.
  • Nihondaira Yume Terrace: 360° panoramik manzarasıyla bir gözlem terası. Buradan Fuji Dağı, Suruga Körfezi ve Shimizu Limanı manzarasını aynı anda izleyebilirsiniz.
Japonya’da temalı tren vagonu ve istasyon peronu, tren yolculuğu deneyimi

Tokyo’dan Fuji’ye Ulaşım

 

Tokyo’dan Fuji Dağı’na gitmenin en pratik yolları tren ve otobüs.

Shinjuku İstasyonu çıkışlı iki seçenek var:

 

1. Otobüs (Shinjuku Expressway Bus Terminal – Busta Shinjuku → Kawaguchiko):

Bu rota direkt ve konforlu bir yolculuk sunuyor. Yaklaşık 1 saat 45 dakika – 2 saat 10 dakika arası sürüyor. Ancak özellikle kiraz çiçeği veya yaz sezonu gibi yoğun dönemlerde, biletlerinizi önceden online olarak almanızı mutlaka tavsiye ederiz. Biz de bu rotayı kullanmayı planlamıştık ama en yoğun sezonda gittiğimiz için yer bulamadık.

 

2. Tren (Limited Express FUJI EXCURSION veya Aktarmalı Hat):

Shinjuku’dan kalkan Limited Express Fuji Excursion treni, Kawaguchiko’ya doğrudan ulaşım sağlıyor. Biletler hızlıca tükendiği için önden yer ayırtmak önemli. Eğer bu trende yer bulamazsanız, Otsuki İstasyonu’nda aktarma yaparak da gidebilirsiniz, biz de bu şekilde ulaştık.

 

Tavsiyemiz: Yoğun sezonda Fuji’ye günübirlik gitmeyi planlıyorsanız, biletleri mutlaka önceden alın. Hem tren hem otobüs biletleri Japonya’da çok hızlı tükenebiliyor.

Fujiyoshida’da sokaktan Fuji Dağı manzarası ve yaya geçidinde günlük şehir hayatı
Fuji bölgesinde büyük torii kapısı ve tapınak giriş avlusu

Fuji’de bir günümüz olduğu için yeme-içme işini marketlerde hallettik. Zaten Japonya genelinde marketlerde yiyecek bulmak hiç sorun değil, hatta sıcak ürünler bile bulabiliyorsunuz. En yaygın marketler: 7-Eleven, Lawson ve FamilyMart.

Arakurayama Sengen Park merdivenlerinde Fuji Dağı manzarasına doğru yürüyüş

Tokyo Yeme İçme Rehberi

Japon mutfağı bizim en sevdiğimiz mutfaklardan biri, Tokyo ise bu konuda adeta bir cennet. Sokak lezzetlerinden Michelin yıldızlı restoranlara kadar her damak zevkine uygun sayısız seçenek bulmak mümkün. Bizim için Tokyo’daki yemek deneyimi, sadece bir öğün değil, Japon kültürünü tanımanın en keyifli yollarından biri oldu. Geleneksel ramen dükkanlarından depachika’lara, kahve duraklarından izakaya’lara kadar her köşe ayrı bir tat bulmak mümkün. Tokyo’da deneyip beğendiğimiz lezzetleri ve mekanları bu listede bir araya getirdik. 

Küçük bir not: Popüler restoranlarda sıra beklemek oldukça olağan bir durum. Özellikle öğle ve akşam saatlerinde gitmeyi planlıyorsanız, biraz erken gitmenizi tavsiye ederiz.

 

Bizim Gittiğimiz ve Beğendiğimiz Mekanlar:

 

  • Hekkelun Coffee, Tokyo’nun retro havasını en güzel şekilde hissettiren küçük bir kafe. Mekan özellikle pudingi ve sifon yöntemiyle demlenen kahvesiyle tanınıyor. Asıl ilgi çekici yanı ise, 82 yaşındaki usta Shizuo Mori’nin kahveyi özenle hazırlayışını ve pudingi tek hareketle kalıptan çıkarışını izlemek. Adeta mini bir şov yapıyor. Puding ve kahvesi kadar sandviçleri de oldukça lezzetli. Genelde önünde uzun kuyruklar oluyor ve 45 dakika veya daha fazla bekleme ihtimaliniz yüksek. Dükkanı dolduracak kadar kişiyi topluca içeri alıyorlar ve herkes çıktıktan sonra sıradan yeni bir grup içeriye girebiliyor. 15.00’te kapandığı yazıyor ama bizim gittiğimiz gün, bizim de içinde bulunduğumuz grubu içeri aldıktan sonra, öğlen 12.00’de kapattılar. Bu yüzden erken gitmekte fayda var.
  • Kameya Shinjuku Branch (Omoide Yokocho): Geleneksel Japon soba ve udon çorbaları sunan yerel bir restoran.
  • Tachan (Omoide Yokocho): Nostaljik atmosferiyle geleneksel izakaya deneyimi için.
  • Uobei Shibuya Dogenzaka Store (Kaiten Sushi (Döner Sushi Barları))
  • Oedo Shinjukuminamiguchiten(Kaiten Sushi)
  • Kaiten Sushi Edokko Kanda
  • AFURI Ramen
  • Ichiran Ramen
  • Gyoza no Fukuho
  • Kakekomi Gyoza

 

  • A Happy Pancake
  • Flipper’s Pancake
  • Marion Crêpes (Takeshita Street)
  • Totti Candy Factory
  • Anmitsu Mihashi Ueno Main Shop

 

  • Suzukien Asakusa
  • Asakusa Kagetsudō “Melon Pan”
  • Chacha Futatsume
  • Asakusa Chaya Tabanenoshi
  • Bairindō (ningyo-yaki) 
  • Ginkado

 

  • Starbucks Coffee – Shibuya Tsutaya 
  • The Roastery by Nozy Coffee 
  • Streamer Coffee Company
Tokyo’da eski tarz Japon kahvesinde (kissaten) purin tatlısı ve nostaljik kafe atmosferi.
Tokyo’da matcha tatlısı; yeşil çay aromalı kremayla hazırlanan mont blanc dondurma.

Denemeden Dönmeyin Dediğimiz Lezzetler:

 

  • Sushi: Listenin ilk sırasında. Japonya’da yediklerimiz gerçekten “Bu suşi ise, daha önce yediklerimiz neymiş?” dedirtti.
  • Ramen: Basit bir çorba gibi görünse de Japon mutfağının en zengin tabaklarından biri.
  • Takoyaki: Ahtapot dolgulu yuvarlak hamur topları. Osaka’nın simgelerinden biri.
  • Okonomiyaki: Japon usulü krep ya da pizza, üzerine istediğiniz malzemeleri ekleyebilirsiniz.
  • Kushikatsu: Şişe geçirilmiş kızartmalar. Özellikle Shinsekai bölgesinde çok sayıda seçenek bulabilirsiniz.
  • Taiyaki: Kırmızı fasulye dolgulu balık şeklinde tatlı.
  • Dorayaki: Japon tatlısı, genellikle marketlerde paketli olarak satılıyor.
  • Onigiri: Üçgen şekilli pirinç atıştırmalığı, marketlerde farklı dolgularla kolayca bulunabiliyor.
Tokyo’da sushi tabağı ve Japon birası, hızlı ve uygun fiyatlı yemek deneyimi.
Tokyo kahvaltı önerisi: Japon puf pankek, krema ve şurup ile servis

Japonya Seyahatinde Bilmeniz Gerekenler

  • İçme Suyu:

Japonya’da çeşme suları güvenle içilebiliyor. Şişenizi veya termosunuzu doldurmak için mymizu adlı uygulamayı kullanabilirsiniz. Uygulama, Japonya genelinde (ve dünyanın birçok yerinde) ücretsiz su doldurma noktalarını harita üzerinden gösteriyor. Çevre dostu gezginler için oldukça kullanışlı.

 

  • Market Alışkanlıkları:

Japonya’da marketlerde her türlü yiyecek ve içeceği, sıcak/soğuk bulmak mümkün. Özellikle bazı marketlerdeki meşhur smoothie makinelerini mutlaka deneyin. Japonya’daki birçok şey gibi bu makineler de hayatı kolaylaştırmak için tasarlanmış. Ayrıca Japonya’daki ürün paketleri de oldukça dürüst. Şöyle ki, paket üzerindeki görsel ile ürün boyutu neredeyse birebir. Tüketiciyi yanıltmamak, burada önemli bir ilke.

 

  • İçecek Otomatları:

Japonya’da yürürken kafanızı hangi tarafa çevirseniz bir içecek otomatı görüyorsunuz. Her köşe başında karşınıza çıkan bu makinelerde çeşit çeşit içecek bulmak mümkün. Taze sıkılmış meyve sularından soğuk içeceklere, hatta sıcak seçeneklere kadar. Gün içinde mola vermek istediğinizde gerçekten hayatı kolaylaştırıyor.

 

  • Çöp Kutusu Kültürü:

Japonya’da sokakta çöp kutusu bulmak oldukça zor. Bulduğunuz kutuların çoğunda da “başka mağazaların çöpünü atmayın” uyarısı yer alıyor. Bu yüzden yanınızda küçük bir çöp poşeti taşımakta fayda var. Alternatif olarak 7-Eleven, Lawson ve FamilyMart gibi marketlerin içinde ayrıştırılmış geri dönüşüm kutuları bulunuyor. Çöplerinizi doğru bölmelere attığınızdan emin olun çünkü Japonya’da geri dönüşüm konusunda oldukça titiz davranılıyor.

 

  • Tuvaletler:

Japonya’da tuvaletlerin büyük çoğunluğu temiz, modern ve ücretsiz. Hemen her metro istasyonunda, parkta ya da sokakta kolayca bulabiliyorsunuz.

 

  • Sigara Kullanımı:

Japonya’da kamusal alanlarda sigara içmek çoğu yerde yasak. Sokakta, parkta veya istasyon çevresinde sigara içmek para cezasına neden olabilir. Sigara içmek isteyenler, genellikle “smoking area” (sigara içme alanı) tabelası bulunan özel bölmeleri kullanmak zorunda. Kafelerin, tren istasyonlarının veya alışveriş merkezlerinin yakınında bu alanları bulabilirsiniz.

 

  • Tax Free

Çoğu mağazada tax free (vergisiz alışveriş) imkanı bulunuyor. İşlemleri kasada pasaportunuzla kolayca halledebiliyorsunuz. Vergi tutarı anında toplam tutardan düşülüyor. Havaalanında başkaca bir işlem yapmanıza gerek kalmıyor. Ancak gümrükte kontrol ihtimaline karşı, Japonya’dan çıkıncaya kadar ürünleri kullanmamakta ve eğer kilitli poşete konulduysa, kilidi açmamakta fayda var.

 

  • Oyun Salonları

Japonya genelinde oyun salonları (game center) ve oyuncak kapsül otomatları (gachapon) oldukça yaygın. Neredeyse her köşe başında karşınıza çıkabiliyor. En popüler oyun salonları arasında GiGO ve TAITO STATION öne çıkıyor. Kapsül otomatlarını yalnızca oyun salonlarında değil, alışveriş caddelerinde ve tren istasyonlarının çevresinde de kolayca bulabilirsiniz. Çoğu bozuk parayla çalışıyor ve oyun salonlarının içinde genellikle para bozma makineleri de bulunduğu için kullanım oldukça pratik. Gerçekten her ayrıntının düşünüldüğünü hissediyorsunuz.

Tokyo'da Nerede Konaklanır?

Tokyo’da her bütçeye uygun konaklama bulmak mümkün, ancak Japonya genelinde konaklama masrafı genellikle en yüksek kalemlerden biri. Şehirde ulaşımı kolaylaştırmak için metro hatlarına yakın bölgelerde kalmak büyük avantaj.

 

İlk kez Tokyo’ya gidecekler için en çok tercih edilen bölgeler Shinjuku, Shibuya, Ginza ve Tokyo Station çevresi. Bu bölgeler hem merkezi konumda hem de ulaşım açısından çok pratik, ancak genelde fiyatları biraz daha yüksek. Biz Kanda bölgesinde konakladık. Metroya yakın, sakin bir bölgeydi ve diğer semtlere göre daha uygun fiyatlı seçenekler sundu. Daha ekonomik alternatif arayanlar için Ueno ve Asakusa da iyi birer tercih olabilir. Kısacası, Tokyo’da her semt farklı bir deneyim sunuyor. Önceliğiniz ulaşım, kültür ya da gece hayatıysa buna göre seçim yapmak en doğrusu.

Tokyo Tower önünde çekilmiş şehir manzarası ve Japonya’nın simge yapısı.
Tokyo’da sakura ağaçlarının altında çekilmiş ilkbahar fotoğrafı

Tokyo Ulaşım Rehberi

Tokyo’da ulaşım oldukça kolay ve düzenli. Şehir içinde metro ve tren hatları neredeyse her noktaya ulaşmanızı sağlıyor. Dünyanın en gelişmiş toplu taşıma sistemlerinden birine sahip olduğu için, ilk bakışta karışık görünse de kısa sürede alışıyorsunuz. Şehir içi ulaşım için Suica veya Pasmo kartı edinmeyi unutmayın. Bu kartlarla metro, tren, otobüs hatta bazı marketlerde bile temassız ödeme yapabilirsiniz.

 

Tokyo’da iki uluslararası havalimanı bulunuyor: Haneda (HND) ve Narita (NRT). Şehir merkezine ulaşım her iki havalimanından da kolay, ancak Haneda, merkeze çok daha yakın ve pratik bir seçenek.

 

Tokyo’da (Japonya’da demek daha doğru) trenler son derece dakik çalışıyor, bu yüzden istasyona zamanında gitmeye özen gösterin. Gece yarısına doğru tren seferleri sona eriyor. Gece planlarınızı yaparken son tren saatlerini mutlaka kontrol edin.

 

 

Tokyo’dan Kyoto’ya Trenle Ulaşım (Shinkansen)

 

Tokyo’dan Kyoto’ya gitmenin en hızlı ve konforlu yolu Shinkansen (bullet train).

 

Tōkaidō hattında üç ana seçenek bulunuyor:

  • Nozomi: En hızlı tren. Yolculuk yaklaşık 2 saat 10 dakika sürüyor.
  • Hikari: JR Pass sahipleri için ek ücrete gerek yok, yolculuk yaklaşık 2,5 saat.
  • Kodama: Daha ekonomik ama daha yavaş bir alternatif.

 

Biletleri istasyondaki makinelerden alabileceğiniz gibi, SmartEX uygulaması üzerinden de çevrim içi olarak satın alabilir, QR kodla doğrudan turnikeden geçebilirsiniz. Eğer QR kod oluşturmazsanız, biletinizin çıktısını istasyondan almanız gerekiyor.  Özellikle sakura (Mart-Nisan) ve sonbahar (Ekim-Kasım) gibi popüler sezonlarda, Shinkansen biletlerinizi  önceden almanızı tavsiye ederiz. Bu dönemlerde trenler hızla dolabiliyor.


Tren sistemi ilk bakışta karmaşık görünebilir ama tabelalar oldukça net. Büyük valiziniz varsa, “oversized baggage seat” rezervasyonu yapmanız gerekiyor.

 

Fuji Dağı’nı görmek istiyorsanız, Shinkansen yolculuğunda koltuk seçimi önemli. Biz Kyoto’dan Tokyo’ya giderken trenin sol tarafında (D-E koltukları) oturmuştuk. Eğer dönüş yönündeyseniz yani Tokyo’dan Kyoto’ya gidiyorsanız, bu kez sağ taraf manzarayı göreceğiniz yön oluyor. (Bu yönde giderken de yine D-E koltuklarını seçmek gerekiyor). Hava açıksa, Fuji manzarasını görebileceğiniz o birkaç dakikayı kaçırmayın.

Japonya’da hızlı tren (Shinkansen) istasyonda peronda beklerken.
Tokyo’da metro istasyonunda peronda beklerken şehir içi ulaşım görüntüsü

Tokyo Seyahati İçin En İyi Zaman

Tokyo’yu ziyaret etmek için en ideal dönemler ilkbahar (mart-nisan) ve sonbahar (ekim-kasım) ayları.

İlkbaharda şehrin parkları kiraz çiçekleriyle (sakura) renklenirken, sonbaharda akçaağaçlar turuncu ve kırmızının tonlarına (momiji) bürünüyor. Her iki mevsim de Tokyo’yu keşfetmek için en güzel zamanlar.

Yaz ayları genellikle sıcak, nemli ve kalabalık, kış ayları ise ılıman ama serin geçiyor. Genel olarak Tokyo yılın her döneminde gezilebilir bir şehir olsa da, Nisan ve Kasım ayları hem hava koşulları hem de şehir manzaraları açısından en keyifli zamanlar.

Tokyo Asakusa’da Senso-ji tapınağı girişi, yağmurlu gecede fenerler ve yansımalar,Japonya
Tokyo en iyi şehir manzarası, yüksek bir seyir noktasından panoramik görünüm
tokyo-dijital-sanat-deneyimi
Tokyo’da geleneksel Japon tapınağı ve pagoda mimarisi

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir