Japonya Gezi Rehberi
Japonya, teknolojiyle gelenekleri bir arada yaşatan, her köşesinde farklı bir dünya sunan bir ülke. Yemekleri, kültürü ve düzeniyle bize bambaşka bir deneyim yaşattı.
Pasifik Okyanusu’nda yer alan Japonya, dört büyük ana ada (Hokkaido, Honshu, Shikoku ve Kyushu) ve binlerce küçük adadan oluşan bir takımada.
Volkanik bir coğrafyada yer alıyor ve yaklaşık 111 aktif yanardağ bulunuyor.
“Güneşin Doğduğu Ülke” olarak da anılan Japonya, modern teknolojiyle geleneksel değerlerini bir arada yaşatmasıyla dünyanın en özgün destinasyonlarından biri.
Japonya’nın tarihi ve kültürü hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz buraya göz atabilirsiniz.
Japonya'ya turistik amaçla seyahat eden Türk vatandaşları, 90 güne kadar vizesiz kalabiliyor.
Japonya’nın para birimi Japon Yeni (JPY, ¥). Kredi kartı kullanımı oldukça yaygın ama yine de yanınızda bir miktar nakit bulundurmakta fayda var. Özellikle küçük işletmeler, tapınak girişleri ya da kırsal bölgelerdeki bazı yerler sadece nakit kabul edebiliyor.
1 JPY = 0,29 TRY (2026-02-17)
Japonya'nın resmi dili Japonca.
Japonya’da A ve B tipi prizler kullanılıyor. 110V ile çalışan bu prizler, Türkiye'de kullanılan fişlerle uyumlu olmadığı için yanınızda dönüştürücü ve/veya adaptör bulundurmakta fayda var.
Japonya’da musluk suyu genel olarak güvenle içilebilir. Ayrıca Mymizu adlı uygulama sayesinde, şişenizi ücretsiz doldurabileceğiniz noktaları harita üzerinde görebilirsiniz.








Japonya'yı Gezmek İçin En İyi Zaman
Japonya dört mevsimi net bir şekilde yaşayan bir ülke. Her mevsimin kendine özgü güzellikleri var. Ancak Japonya’yı gezmek için en ideal dönemler ilkbahar (Mart–Mayıs) ve sonbahar (Ekim–Kasım) ayları.
İlkbaharda şehirler kiraz çiçekleriyle (sakura) renkleniyor. Tokyo ve Kyoto’da genellikle mart sonu–nisan başı arasında açan sakuralar, Fuji Dağı çevresi ve kuzey bölgelerde biraz daha geç görülüyor.
Sonbaharda ise momiji sezonu başlıyor. Kasım ortasında kırmızı ve turuncunun tonlarıyla ülke tam bir kartpostal manzarasına dönüşüyor.
Yaz ayları genellikle yağmurlu, nemli ve kalabalık, buna rağmen Fuji Dağı’na tırmanış dönemi olduğu için (temmuz–eylül başı) macera sevenler için özel bir zaman.
Kış aylarında ise karla kaplı manzaralar, sıcak kaplıcalar (onsen) ve daha sakin şehirler sizi bekliyor. Hem kalabalık azalıyor hem de fiyatlar düşüyor.
Japonya'da ne yenir/ne içilir?
Japon mutfağı sade ama bir o kadar da lezzetli. Lezzetlerin merkezinde umami – yani “beşinci tat” yer alıyor. Bu mutfağın özelliği: fermente ürünler, mevsimselliğe önem verilmesi ve düşük yağlı pişirme teknikleriyle sağlıklı ama tatmin edici bir denge kurması. Pirinç, deniz ürünleri, sebzeler, dashi, miso ve soya sosu/soya ürünleri Japon yemeklerinin temel taşlarını oluşturuyor.
“Washoku” olarak bilinen Japonların geleneksel beslenme kültürü, 2013 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girmiş.
Japon Mutfağında Mutlaka Denenmesi Gereken Lezzetler:
- Ramen
- Udon / Soba (Kalın buğday veya ince karabuğday erişteleri)
- Miso çorbası
- Sushi & Sashimi
- Donburi (“Pirinç üstü” kaseler)
- Yakitori (Tavuk şiş)
- Tempura
- Karaage (Çıtır tavuk)
- Katsu (Pane-kızartma et/tavuk)
- Sukiyaki (Tatlı-tuzlu sosta ince et ve sebze)
- Shabu-shabu (Çok ince dilimlenmiş etin/sebzenin dashi suyunda masada pişirildiği yemek)
- Kobe / Wagyu (Yüksek mermerimsi Japon sığırı. Kobe, Wagyu’nun sertifikalı alt türü)
- Gyoza (Japon mantısı)
- Tofu
- Senbei (Pirinç krakeri)
- Onigiri (Pirinç üçgeni)
- Tamagoyaki (Rulo Japon omleti)
- Edamame (Tuzlu haşlanmış genç soya fasulyesi)
Tatlılar:
- Mochi (pirinç keki), Dango (şişte mochi topları)
- Dorayaki (iki pancake arasında kırmızı fasulye ezmesi)
- Taiyaki (kırmızı fasulye ezmesi dolgulu balık şekilli waffle)
- Japon cheesecake (sufle tarzı, hafif ve “pofuduk”).
İçecekler:
- Yeşil çaylar: Sencha (günlük), Gyokuro (gölgede yetişmiş, yoğun umami), Hōjicha (kavrulmuş, düşük kafein)
- Matcha
- Sake
- Bira (Asahi , Sapporo, Kirin Ichiban, Suntory The Premium Malt’s)
Ek Olarak:
- Japonya’da marketlerde yemek bulmak hiç sorun değil. Hatta sıcak yiyecekler bile satılıyor. En yaygın market zincirleri 7-Eleven, Lawson ve FamilyMart. Bazıları günün her saati açık oluyor ve atıştırmalıklardan kahvaltılıklara kadar her şeyi bulabiliyorsunuz.
- Japonya’da yürürken kafanızı hangi tarafa çevirseniz bir içecek otomatı görüyorsunuz. Her köşe başında karşınıza çıkan bu makinelerde çeşit çeşit içecek bulmak mümkün. Taze sıkılmış meyve sularından soğuk içeceklere, hatta sıcak seçeneklere kadar. Gün içinde mola vermek istediğinizde gerçekten hayatı kolaylaştırıyor.
- Japonya’da sokakta çöp kutusu bulmak oldukça zor. Bulduğunuz kutuların çoğunda da “başka mağazaların çöpünü atmayın” uyarısı yer alıyor. Bu yüzden yanınızda küçük bir çöp poşeti taşımakta fayda var.
Alternatif olarak 7-Eleven, Lawson ve FamilyMart gibi marketlerin içinde ayrıştırılmış geri dönüşüm kutuları bulunuyor. Çöplerinizi doğru bölmelere attığınızdan emin olun çünkü Japonya’da geri dönüşüm konusunda oldukça titiz davranılıyor.
Japonya’da Yemek Kültürü
- Yemek yerken genelde chopstick (hashi) kullanılıyor. Japonya’da restoranlarda çatal-kaşık nadir olarak bulunduğundan yemek çubuklarıyla yemeğe kısa sürede alışıyorsunuz.
- Meyveler oldukça pahalı. Bunun sebebi Japonya’nın yaklaşık %80’inin dağlık olması ve tarım yapılabilecek alanların sınırlı olması. Meyve, Japon kültüründe genellikle hediye olarak verilen özel bir ürün. Doğum günlerinde, iş ziyaretlerinde veya özel kutlamalarda lüks meyve kutuları hediye etmek oldukça yaygın.
- Omakase, Japonca’da “size bırakıyorum” anlamına gelen bir kelime. Restoranlarda şefe güvenip menüyü onun seçmesine izin vermek anlamında kullanılıyor. Özellikle sushi restoranlarında bu deneyim çok popüler.
Japonya’da sokak yemekleri yerken yürümek hoş karşılanmıyor. Yemeğinizi genelde mekanın önünde veya ayrılmış alanda bitirip öyle devam etmeniz bekleniyor. Çöplerinizi de yediğiniz yerin çöp kutusuna atmalısınız. Sokaklarda çöp kutusu bulmak zor ve genelde “başka çöpleri atmayın” uyarıları bulunuyor.
Çay seremonileri Japon kültürünün olmazsa olmaz bir parçası. Japonya’da çay içmek bir gelenekten öte, sadelik, sakinlik ve huzur üzerine kurulu bir ritüel. “Chanoyu” olarak bilinen bu seremonide matcha hazırlanıyor ve her hareketin ayrı bir anlamı bulunuyor. Birçok tapınakta veya çay evinde bu deneyime katılmak mümkün.
Japonya'da Ulaşım
Japonya’da ulaşım ağı o kadar düzenli ve dakik ki, ülkeyi gezmek gerçekten çok kolay.
Şehirler arası yolculuklarda Shinkansen (hızlı tren) en konforlu ve hızlı seçenek. Tokyo’dan Kyoto’ya yaklaşık iki buçuk saatte ulaşabiliyorsunuz. Eğer birkaç şehir arasında sık sık seyahat etmeyi planlıyorsanız, Japan Rail Pass (JR Pass) almak hem pratik hem de ekonomik bir tercih olabilir.
Şehir içi ulaşımda ise metro ve tren sistemi son derece gelişmiş. Metro hatları ilk başta biraz karmaşık görünebilir ama istasyonlarda İngilizce yönlendirmeler bulunduğu için kısa sürede alışılıyor. Suica veya Pasmo gibi IC kartlarla metro, tren ve otobüslerde kolayca ödeme yapabiliyorsunuz.
Otobüsler de konforlu ve kullanımı kolay, duraklarda hangi hattın ne zaman geleceği yazıyor ve onlar da trenler kadar dakik.
Ulaşım kartları hem girişte hem çıkışta okutuluyor. Çıkışta bakiyeniz yetmezse istasyondaki makinelerden yükleme yapabiliyorsunuz.
Gece yarısına doğru tren seferleri sona eriyor. Gece planlarınızı yaparken son tren saatlerini mutlaka kontrol edin.
Ek bilgiler:
- Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisine sahip. Edo Dönemi’ndeki (1603-1868) uzun iç barış, şehirleşme ve artan okuryazarlık oranı, Meiji Restorasyonu döneminin (1868-1912) modernleşme hamlelerine zemin hazırlamış. Bu dönemde ülke feodal düzenden çıkıp hızla sanayileşmiş. Modern ordu, eğitim sistemi ve sanayi altyapısı kurulmuş.
- II. Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkımın ardından Japonya, devlet ve özel sektörün iş birliğiyle, teknoloji ve ihracat odaklı büyüme modeliyle kısa sürede dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden biri haline gelmiş.
Bugün Japonya, teknoloji, otomotiv, elektronik ve robotik alanlarında dünyanın öncü ülkelerinden biri. Shinkansen (hızlı tren) sistemi, dünyanın en hızlı ve güvenli ulaşım ağlarından. Dünyaca tanınan Japon markalarından bazıları: Toyota, Honda, Nissan, Mazda, Suzuki, Sony, Panasonic, Canon, Nikon, Fujifilm, Uniqlo, Casio, Toshiba, Yamaha, Kawasaki, Mitsubishi Electric, Fanuc ve SoftBank Robotics.
Japonya’da dini yaşamın temelini Şintoizm ve Budizm oluşturuyor. Tarih boyunca iç içe geçtiği için insanlar çoğu zaman her iki inancın ritüellerine de katılıyormuş. Çoğu Japon kendini “dindar” olarak tanımlamıyormuş ama dilek tahtaları (ema), tılsımlar (omamori) ve tapınak ziyaretleri günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmiş. Düğünler genellikle Şinto tarzında, cenazeler ise Budist usulde yapılıyormuş. Hristiyanlık ve diğer inançlar da küçük bir azınlık tarafından benimsenmiş. Din ve inanç özgürlüğü anayasa ile güvence altına almış.
Japonya ruhunu biraz da filmlerle hissetmek isteyenler için izlenebilecek filmler: Spirited Away (Ruhların Kaçışı), Lost in Translation (Bir Konuşabilse), Jiro Dreams of Sushi (Jiro’nun Suşi Rüyaları), Hachikō Monogatari (Hachi: Bir Köpeğin Hikayesi), Memoirs of a Geisha (Bir Geyşanın Anıları), The Last Samurai (Son Samuray), Fast & Furious: Tokyo Drift (Hızlı ve Öfkeli), Kill Bill.
- Japonya’da tuvaletlerin büyük çoğunluğu temiz, modern ve ücretsiz. Hemen her metro istasyonunda, parkta ya da sokakta kolayca bulabiliyorsunuz.
- Japonya’da kamusal alanlarda sigara içmek çoğu yerde yasak. Sokakta, parkta veya istasyon çevresinde sigara içmek para cezasına neden olabilir. Sigara içmek isteyenler, genellikle “smoking area” (sigara içme alanı) tabelası bulunan özel bölmeleri kullanmak zorunda. Kafelerin, tren istasyonlarının veya alışveriş merkezlerinin yakınında bu alanları bulabilirsiniz.
- Çoğu mağazada tax free (vergisiz alışveriş) imkanı bulunuyor. İşlemleri kasada pasaportunuzla kolayca halledebiliyorsunuz. Vergi tutarı anında toplam tutardan düşülüyor. Havaalanında başkaca bir işlem yapmanıza gerek kalmıyor. Ancak gümrükte kontrol ihtimaline karşı, Japonya’dan çıkıncaya kadar ürünleri kullanmamakta ve eğer kilitli poşete konulduysa, kilidi açmamakta fayda var.
Japon Yaşam Felsefeleri:
Japonya, sadece teknolojisiyle değil, hayata, zamana ve kusurlara bakış açısıyla da ilham veren bir ülke. Günlük yaşamı şekillendiren birçok felsefe, sadelik, sabır, denge ve farkındalık üzerine kurulu. Japon kültürünü anlamaya yardımcı birkaç önemli kavram:
- Zen Budizmi: Anı fark etmek, zihin dinginliği ve sadelik.
- Wabi-sabi: Kusurlulukta, geçicilikte ve sadelikte güzellik bulma sanatı.
- Ikigai: Yaşamda anlam ve yaşama sebebi bulmak.
- Kaizen: Küçük ama sürekli iyileştirmelerle gelişmek.
- Ōbaitori: Başkasıyla kıyaslamamak. (Herkes kendi zamanında açar.)
- Shoshin: “Başlangıç zihni”ni korumak, öğrenmeye açık kalmak.
- Ganbaru: Azim göstermek, elinden gelenin en iyisini yapmak.
- Mottainai: İsraf etmemek ve sahip olunanın kıymetini bilmek.
- Omoiyari: Başkalarını düşünmek, empati göstermek.